Yil 1994. Isviçre, Fribourg Kantonu Çocuk Mahkemesi Baskani Michel Lachat’a soruyorum: Anladigim kadariyla Isviçre’de cezai yükümlülük yasi 7 ile baslamakta, siz de 7-18 yas arasi çocuklari yargilamaktasiniz. Ancak 7-15 yas arasi olanlar çocuk, 1518 yas arasi olanlar genç olarak tanimlanmaktadir. Cezalar yönünden bakacak olursak 15 yasindan küçük çocuk, adam dahi öldürmüs olsa özgürlügü baglayici ceza ile cezalandirilamiyor, hakkinda yalnizca uyari, bir is yapma, parasiz sosyal hizmette bulunma, çalisma gibi cezalara hükmedilebilmekte.
15 yasindan büyük gence ise uyari, is yapma, para cezasi ve en çok da 1 (bir) yil özgürlügü baglayici ceza verilebiliyor ancak ülkenizde bu yas grubunda olanlara 4 (dört) yila kadar ceza verilebilmesi tartismalarinin da yapilmakta oldugunu belirttiniz. Peki sizde Almanya’da oldugu gibi 15 –18 yas arasi gençlere özgü mahkeme yok mu, yoksa hep-si sizin mahkemenizde oldugu gibi her iki yas grubunu mu kapsamaktadir? Yanit: Hayir, Cenevre’de ayni yasa kapsami içersinde iki ayri mahkeme var; biri 7-15 yas arasi, biri 15-18 yas arasi.
Bu söylesiden iki yil önce 29 Nisan 1992 tarihinde bu gazetenin 2. sayfasinda sunu yazmistim: “11-15 yas arasi çocuklar için tek hâkimlilik Türk Ceza Hukuku’na kazandirilmasi gerekli bir kurum ise simdiki çocuk agir ceza mahkemelerinin de islevlerinde yapilacak degisiklikle
15-18 yas arasi çocuklar için GENÇ AGIR CEZA MAHKEMELERI olarak o kerte korunmalari gereklidir.” Bu yöndeki kanaatim 11-15 yas arasi çocuklarin genelde hafif - basit yaralama, açiktan hirsizlik gibi- suç isleyen, kazanilmasi oldukça kolay çocuklar oldugu yönündeki inancimdi. 15-18 yas arasindaki genç diyebilecegimiz grubun ise bu yas grubundan farki agir suçlar islemeleriydi; cumhurda büyük infial yaratan gasp, cinayet gibi!
Federal Almanya Genç Mahkemeleri yasasi iste tam da benim cumhura, dolayisiyla devlete anlatip duyurmak istediklerimi içerir:
Federal Almanya Genç Mahkemeleri yasasi genel hükümlere göre cezalandirilmasi gereken bir eylemi isleyen “genç” ve “yari yetiskinler” hakkinda uygulanir. Yasanin 1. paragrafinin 1. fikrasinin sözünü ettigi genç, eylemi isledigi zaman 14 yasini ikmal etmis ve fakat 18 yasini bitirmemis, “yari yetiskin” ise 18 yasini bitirmis ve henüz 21 yasini ikmal etmemis kimsedir. 14 yasindan küçük çocuklari kapsamina almayan bu yasa böylece 1418 ve 18-21 yaslari arasinda bulunanlar olmak üzere iki yas grubu kabul etmistir. Failin bu iki yas grubundan hangisine dahil olacagi, eylemin islendigi zamana göre tayin edilir. Eylemin islendigi zaman, sonucun meydana geldigi zaman degil, suç olusan maddi eylemin islendigi andir. Bu nedenle örnegin, birini 17 yasinda ölümcül yaralayan kimse, 18 yasini doldurduktan sonra yaralananin ölmesi veya olayin aydinliga kavusmasi halinde yine de “genç” sayilarak yargilanir.
“Genç” ve “yari yetiskinler”i kapsamina alan Genç Mahkemeleri yasasi, bunlara uygulanma konusunda bir farklilik yaratmaktadir. Gerçekten eylemi isledigi sirada en az 14 yasinda olup henüz 18 yasini bitirmemis “genç” hakkinda Genç Mahkemeleri yasasi herhangi bir sarta bagli olmadan uygulanirken, “yari yetiskinler”e söz konusu yasanin uygulanabilmesi birtakim kosullarin varligina baglidir. Bu nedenle bunlar yönünden söz konusu yasanin uygulanisi istisnai niteliktedir, denmistir.
105. paragrafa göre “yari yetiskinler” iki halde Genç Mahkemeleri yasasi kapsamina girerler. Bunlardan birincisi, çevre kosullarini da göz önüne alarak failin tüm kisiliginin degerlendirilmesi sonucu, onun eylemi isledigi zaman, ahlaki ve fikri gelisimi itibariyla 14-18 yaslari arasindaki bir “genç” ile esit durumda oldugunun belirlenmesi, ikincisi ise failin isledigi eylemin tipik bir genç suçu niteligini tasiyip tasimadigidir.
Alman Genç Mahkemeleri yasasinin “yari yetiskinler”e uygulanmasi birtakim kosullara baglanmissa da kural olarak “gençler” ve 105. paragraftaki kosullarin gerçeklesmesiyle “yari yetiskinler” Genç Mahkemeleri tarafindan yargilanir. Ancak bazi istisnai haller vardir ki, “genç” ve “yari yetiskinler” genel mahkemeler tarafindan yargilanir. Bu istisnalar amaca uygunluk nedenleriyle getirilmistir. Gerçekten ihtisas sahibi Genç Mahkemeleri kurulmasini gerektiren nedenlerden daha önemli bazi neden ve gerekçelerle genel mahkemeler yetkili kilinmislardir.
“Genç” ve “yari yetiskinler”in genel mahkemelerde yargilandiklari istisnai haller sunlardir:
1- Mahkemeler Teskilat Yasasina göre Yargitay veya Yüksek Eyalet Mahkemesi’nin yetkili oldugu ceza davalari
a) Yargitay ve Yüksek Eyalet Mahkemesi’nin temyiz ve itiraz yasal yolunda yetkili oldugu haller
b) Genç Mahkemeleri yasasinin 102. paragrafi, devletin sahsiyeti aleyhine islenen suçlarda Yüksek Eyalet Mahkemesi’nin bidayet mahkemesi olarak yetkisini tanimaktadir. Bu gibi suçlarda söz konusu mahkemenin genç mahkemelerine göre daha fazla bilgiye sahip oldugu açiktir.
2-“Genç” ve “yari yetiskinler”in muhakemelerinin irtibat nedeni ile bir yetiskinin muhakemesi ile birlestirilmesi ve davanin Mahkemeler Teskilati Yasasi’nin ilgili maddesi geregince Asliye Mahkemesinin Ekonomik Ceza Dairesinin ve Asliye Mahkemesinin Devlet Güvenlik Dairesi’nin yetkisine girmesi. Elbette, suç islemis kisilerin sorumluluklari her ülkenin gerçekleri içersinde çesitli yas gruplarina göre farklilik gösterecektir. 90’li yillarda çocuk mahkemelerinden baska genç mahkemelerine de gereksinim oldugunu yazdim. Ama biz her seyde oldugu gibi bunu da abarttik ve 18 yas dahil hepsine çocuk dedik. Peki genç kimdi?!..
Bu genç, genç suçuna girmeyen bir suç islediginde genç olmanin ayricaliginin ne kadarindan nasil yararlanmaliydi? Genç suçlarindan ne anlamaliydik? Düzenlemelerde tartisilmasi gerekenler bunlar olmaliydi, önce bunlari tartismaliydik!..
Yasalari yargiçlar yapmaz. Yasalari yapanlar cumhurun temsilcileridir.
Tüm bunlar bize göstermeli ki bütün dünyada oldugu gibi çocuklar ve gençler birbirinden ayrilmali, genç mahkemeleri kurulmali. Yargiçlar da gencin genç kisiligini ve isledigi eylemin genç suçlarina girip girmedigini danisip görüsüp bir yargiya vararak onlarin genel mahkemelerde ya da genç mahkemelerinde yargilanacagina karar verebilmeli.
Keske yasa koyucumuz psikolojik farklilik gösteren gençlerle çocuklari birbirinden ayirsaydi. Belki o zaman biz de Cem Garipoglu, Ogün Samast, “tas atan çocuklar” ve eskilerde kalan bir Ümraniye cinayeti gibi davalardan duydugumuz korku ve endise içinde “YARGIÇLAR BIR SEY YAPAMAZ MIYDI?” gibi usdisi sorular sormayacaktik. Yasa koyucu gelen tepkilerle derme çatma degisikliklere gidip hukuku böylesine berelemeyecekti.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder